AFYONUM.COM

Bu Sehre Muptelayiz...

Sunday, Sep 05th

Last update:04:07:40 AM GMT

RSS
You are here: Home

En Son Eklenenler

E-mail Print PDF

Afyon Karahisar "Türk Ocağı. azasile bu gün müşerref oldum. Ocakta geçen dakikalar birbiri­mizi anlamak ve dinlemek için güzel vesileler bahşetti.   Çok memnunum; bilhassa Karahisar halkının, genç­liğinin, münevveranının kıymetli tahassüslerini, Hakimiyeti Milliyenin. muhafazasındaki kat'i azimlerini kendi heyecanlı lisanlarından eşitmek benim için pek çok inşirah ve it­ininam mucip olmuştur .

Karahisarı Sahip balkı cidden mem­leketlerine mıİli mefkureye sahipdirler.

Karahisar, mevkii muhamminin icap ettirdiği bütün inkişaflara mazhar olacaktır. Çünki burada yanan Ocak Türkün en temiz kalbinden feyz alıyor.
23 Mart 39

 

Gazi M Kemal

 

Last Updated on Wednesday, 18 August 2010 23:49

Afyonkarahisar'ın Genel Coğrafyası

E-mail Print PDF

Hıdırlıktan AfyonAfyon ili, 1941 yılında Ankara'da toplanan Birinci Coğrafya Kongresi'nde çizilmiş bölge ve bölüm sınırlarına göre; ülkemizin Ege Bölgesi, İçbatı Anadolu Bölümü'nde bulunmaktadır. Şehir, Ege bölgesinin doğuya doğru en fazla sokulduğu yörenin en büyük yerleşim yeri durumundadır. Deniz seviyesinden yüksekliği 1043 m. dir. Ege böl gesinin bir eşiği konumunda yer alan Afyon yöresinde jeomorfolojik açıdan en fazla göze çarpan özellik, dağlık alanlar ve bu dağlık alanlar arasında yer alan geniş depresyonlardır. Bu dağlık alanlann yükseklikleri 1600 m ile 2600 m arasında değişir. İl kuzeyde Eğerlidağ 1852 m, doğuda Emirdağı 2296 m, güneydoğuda Sultandağları 2531 m, güneyde Kumalar dağı 2250 m, güneybatıda Akdağ 2341 m ve Ahır dağı 1734 m yüksekliğindedir. Bu dağlar arasında genellikle tektonik olaylar sonucunda oluşmuş geniş depresyon alanları yani ovalar bulunmak tadır.

Last Updated on Sunday, 08 August 2010 04:43 Read more...

Kısaca Afyonkarahisar Tarihi

E-mail Print PDF

 

Bugünkü Afyonkarahisar'ın bulunduğu mevkideki ilk yerleşim, Hitit İmparatoru II. Murşil tarafından Arzava Seferi sırasında inşa edilen Hapanova Kalesi eteklerinde kurulan köydür. Bu köyün ilk adı yük­sek tepe anlamına gelen Akron kelimesine izafede Akronium'dur. Bizans döneminde kalesi sayesinde önem kazanan Akronium, Akreinos adıyla anılmaya başlanmıştır.

Read more...

Afyonkarahisar'ın Fiziki Gelişimi

E-mail Print PDF

1910-1920 arası afyon Afyonkarahisar'ın, daha Önce kale eteğinde küçük bir köy iken, bölgenin Türkler eline geçmesiyle beraber büyüyüp geliştiği görülmektedir. Nitekim Türkler tarafından yapılan cami, mescit, çeşme, han, hamam, kervansaray, imaret, zaviye, mektep, türbe vb. yapılar bunu ortaya koymaktadır. Selçuklu ve Osmanlı şehirlerinde mahalleler, genellikle cami, mescit, zaviye veya imaretin inşası ve bunların etrafında meskenlerin yapılmasıyla oluşurdu. Bu açıdan incelendiğinde Afyonkarahisar'da Selçuklu döneminde inşa edilen en eski yapı olarak; Ulu Cami'nin yerinde bir mescidin varlığına dair bilgilere ulaşılmaktadır. Eğer bu rivayet doğru ise şehrin ilk mahallelerinin kalenin çıkış yolu çevresinde kurulduğunu söyleyebiliriz. Herhalde bu dönemde kale çevresinde yerleşmiş insanların herhangi bir saldın durumunda kaleyi sığınak olarak kullanma düşüncesi, ilk iskanın bu şekilde oluşmasını gerektirmiştir. Diğer taraftan, Afyonkarahisar'daki en eski kaynak suları incelen­diğinde; Olucak, Taşpınar, Yağacak, İbik, Ballıpınar vb. çeşmelerin kalenin batı kesiminde ve Hıdırlık etek­lerinde yeralması, şehrin ilk yerleşiminin Olucak, Çavuşlar, Bedrik, İbik ve Kara Kâtip mahalleleri civarında gerçekleştiğinin bir diğer göstergesidir. Bununla birlikte şehrin gelişmesi, Selçuklu Sultam I. Alaaddin Keykubat'ın 1231-1233 yıllan arasında kaleyi tamir ettirerek, yukan kalede bir mescit, bir saray ve şehir kenarında bir medrese (Alaaddin Medresesi) yaptırmasının ardından başlamıştır. Mamafih Alaaddin Medresesi ile yüzyılın ikinci yansında yapılan Ulu Cami'nin yerleri gözönüne alındığında, şehrin ilk merkezinin kalenin, çıkış yolu çevresi ile batısındaki Olucak Mahallesi arasında oluştuğu anlaşılmaktadır. Bu durum Afyonkarahisar'ın kalenin çıkış yolunun hemen etrafından başlayarak zamanla genişlediğine işaret etmekte­dir. Öyle ki bu genişleme, XIV. yüzyıl eserleri olan Kabe Mescidi, Kubbeli Mescit, Tâc Ahmed Mescidi, Ak Mescit, Mevlevihane Camii ve Arasta Mescidi'nin konumlarına göre şehrin batıda Çavuşbaşı Mahallesi'ne, güneyde Hıdırlık Tepesi yamaçlarına ve kalenin doğu eteklerine doğru olmuştur.

Afyonkarahisar 1428'de Osmanlı idaresine geçtikten sonra Karaman Beyliği sınırında bulunması ve stratejik özelliği dolayısıyla askeri harekatın başlıca merkezlerinden biri olmuş, yine Hersekzade Ahmet Paşa'nın Memlukler üzerine yaptığı seferde de merkez üs olarak kuUanılmıştır. Bu hadiseler ile özellikle İstanbul'un alınmasından sonra Afyonkarahisar şehrinde yapılan imar faaliyetleri, Fatih'in bu şehri geliştirmeye özel bir önem verdiği düşüncesini akla getirmektedir. Bu yüzyılda; Sinan Halife Mescidi, Güdük Minare Camii, Umur Bey Külliyesi, Gedik Ahmed Paşa Külliyesi, Başçeşme Camii ve Kasım Paşa Külliyesi yapılmıştır. Bu eserlerin bulunduklan yerler gözönüne alındığında XV. yüzyılda şehrin; kalenin güneyinde Hıdırlık dağı eteklerinden İmaret Külliyesinin üst taraflarına, Otpazarı Camii civarından Belediye meydanına,ve oradan kalenin doğu eteklerini içine alarak kuzey doğu cihetinde Mısri Camii civarına kadar yayıldığı anlaşılmaktadır. Şehrin bu dönemdeki yayılmasıyla beraber yeni mahallelerin ortaya çıktığı aşikardır. Ancak Afyonkarahisar'ın mahalleleri hakkında en eski ve teferruatlı bilgi sahibi olduğumuz dönem XVI. yüzyıldır. XVI. yüzyıl tahrir defterlerine göre şehirde 34 mahalle vardır. Bunlar; Ak-mescid, Arab, Ardıç, Bahsi, Bedrik, Burmalu, Cami-i Kebir, Doğancı, Dolar (Kâhil), Efecik, Eksürde, Ermeniyân, Fakih Paşa, Hacı Abdül, Hacı İsmail, Hacı Mahmud, Hacı Yahya, İbik, İmaret-i Ahmed Paşa, Kara-katip, Karlağuç, Kasım Paşa, Kazgancı, Kemer (Yukarı-bazar), Kethüda (Çavuş), Kuplu-mescid, Mahkeme, Sinan Halife, Sinan Paşa, Şehre-küstü, Tâc Ahmed, Taşpınar, Yahudiyân ve Zaviye mahalleleridir. Ermeni ve Yahudi mahallelerinde adı üzerinde gayr-i müslimler, geriye kalan 32 mahallede ise Müslümanlar oturmaktadır.

Bu mahallelerin bulundukları mevkilere bakıldığında Afyonkarahisar, kalenin batısında, Çavuşbaşı Mahallesi'nden başlayarak güney ve güney doğuya doğru Karakatip, Taşpınar, Kubeli, Mevlana, Akmescit, Hacı Yahya ve Nakilci mahallelerine doğru bugünkü yerleşim sınırlarını içine alacak şekilde genişlemesini tamamlamıştır. Bundan başka şehir, kalenin doğusunda; İmaret çevresinden Otpazarı, Umur Bey ve Hacı Mahmut mahallelerine, kuzeyinde; Burmalı ve Efecik mahallelerine, kuzey doğusunda ise; Hacı Mahmut, Karaman ve Hacı Alioğlu mahallelerine kadar genişlemiş ve oradan Sarıkız Tepesi eteklerinden Kasımpaşa (Şehreküstü) Mahallesi'ne kadar ilerlemiştir. XVI. yüzyılda 34 olan mahalle sayısı Evliya Çelebi'nin verdiği bilgiye göre XVII. yüzyıl ortalarında 42 olmuş, bu sayı XVIII. yüzyılda da bu civarlarda kalmıştır.

XIX. yüzyılda; Tanzimat'ı takiben çok sayıda gayr-i müslimin gelip yerleşmesi, ardından kaybedilen savaşlar neticesinde Rumeli ve Kafkasya'daki Türklerin Anadolu'ya akını Afyonkarahisar'da yeni mahallelerin teşkiline yol açmış, mahalle sayısı büyük ölçüde artmıştır. Afyonkarahisar'ın XIX. yüzyıldaki mahalleleri şunlardır: Akmescid, Anastına, Arap Mescidi, Ardıç, Aziziye, Baldede, Bedrik, Burmalı, Canbaba, Câmi-i Kebir, Cami-i Yahya, Cansız, Çavuşbaşı, Çavuşlar, Çavuşoğlu, Dâi Recep, Doğancı, Efecik, Eğreti, Fakih Paşa, Gökçe, Gül, Gündoğmuş, Hacı Abdurrahman, Haci Arab, Haci David, Hacı Evtal, Hacı Alioğlu, Hacı Cafer, Hacı Eyüp, Hacı İsmail, Hacı Kâhil, Hacı Mahmut, Hacı Murad, Hacı Mustafa, Hacı Nasuh, Hacı Nuh, Hacı Nureddin, Hamidiye, Hisarönü, İbik, İğneci, Kabil, Kale, Karakatip, Karaman, Karamanoğlu, Kayadibi, Kayalu, Kıptiyan, Kubbelü, Kadınana, Karşı, Kavaklı, Kırklarmakamı, Kumluk, Marulcu, Mecidiye, Medli, Molla Bahsi, Nakilci, Nasârâ, Nurcu, Seyyahlar, Sinan Halife, Sinan Paşa, Sorop Toros, Tâc Ahmed, Tahtacı, Taşpınar, Temüryalayan, Voyvoda, Yukarı Pazar ve Zaviye Sultan. Önceki yüzyıllarda Müslüman ve gayr-i müslimler ayrı mahallelerde yaşarken, Tanzimat'tan sonra bu kesin ayrılık ortadan kalkmış, bazı mahallelerde müştereken yaşamaya başlamışlardır. Bu yüzyılda gayr-i müslimlerin yaşadığı mahalleler arasında Canbaba, Gül, Haci Arab, Haci David, Hacı Nureddin, Kadınana, Kıptiyan, Nasârâ ve Sorop Toros'u sayabiliriz.

Cumhuriyet dönemiyle birlikte şehirde yeni bir yapılaşmanın başladığı görülmektedir. İstanbul İstasyonu ile Silosu, Belediye, Kız Enstitüsü, Postahane, Kadınana ile Cumhuriyet İlkokulu, Çocuk Esirgeme Kurumu, yeni Hastane ve Hal binaları, Zafer Anıtı ve Numune fidanlığı yapılmış, Halkevi açılmış, şehrin her yerine su ve elektrik tesisatının dağıtımı yapılmıştır. Zafer Anıuyla, Belediye ve çevresine yapılan çeşitli binalar için buradaki Umur Bey Paşa Camii ve civarındaki pek çok ev istimlak edilmiş, burada oturan halkın bir kısmı Kütahya ve Eskişehir'e göç etmiştir. Diğer taraftan XX. yüzyılın ikinci yarısında şehrin ova kısmında yeni mahalleler kurulmuş ve yerleşim, özellikle yüzyıl sonuna doğru, Konya Ovası'na, Afyon-Ankara-İstanbul ve İzmir güzergahlarına doğru kaymıştır. Bu suretle mahalle sayısı günümüzde 73'e ulaşmıştır.

XX. yüzyıl başlarında kale çevresinde yerleşime müsait alanlar tamamıyla dolmuş, bu nedenle şehrin içerisinde kalan mezarlıklar kaldırılarak yeni iskan alanları oluşturulmuştur.

Afyonkarahisar'ın Demografik(nufus) Yapısı

E-mail Print PDF

 

afyonkarahisar nufus yapısı
Afyonkarahisar'ın Türk dönemindeki nüfusuyla ilgili ulaşabildiğimiz ilk bilgiler XVI. yüzyıla aittir. Buna göre 1528-29'da 1717, 1572-73'de 2106 kayıtlı vergi mükellefine sahip olan Afyonkarahisar'da, aynı tarihte 300'ü Hristiyan, 200'ü Yahudi, gerisi Müslüman olmak üzere yaklaşık 8.500 kişi; 1572'de ise 8.700'ü müslüman, 500'ü Hıristiyan, 200'ü Yahudi olmak üzere yaklaşık 9.400 kişi yaşamaktaydı. Afyonkarahisar bu haliyle Anadolu Eyaleti'nin merkezi Kütahya'dan daha kalabalıktı. Afyonkarahisar'ın bu ölçüde büyümesinde muhtemelen, bölgenin tahıl ürünlerindeki üretkenliğinin yanısıra coğrafi konumu ve ticaret kapasitesi de etkili olmuştur.

XVII. yüzyılda Evliya Çelebİ'den anlaşıldığına göre şehirde 20.000 civarında nüfus bulunmaktaydı. XVIII. yüzyılda hemen hemen aynı kalan şehir nüfusu 1830 yılında yaklaşık 29.000'dir. İngiliz seyyah Hamilton'un verdiği bilgiye nazaran; 1835-1837 yıllarında şehirde 8.000 Türk, 400 Ermem hane vardır. Buna göre bir hane için genellikle beş rakamının kabul edildiği düşünülürse şehir nüfusu 42.000 kişi olmalıdır. Ancak şehir nüfusunun birkaç yıl zarfında 29000'den 42.000'e çıkması pek de mümkün değildir. Bu yüzden Hamilton'un verdiği rakamlara ihtiyatla bakmak gerekir.

Vilayet yıllıklarına göre; 1870-1874 yıllarında Afyonkarahisar'da toplam 9-410 hanede 22.961'i Müslüman, 1.876'sı Ermeni olmak üzere toplam 24.838 kişi yaşamaktadır. 1883 yılında ise hane sayışırım 9326'ya düştüğü, buna karşı Müslüman nüfusun 23.749, Ermeni nüfusunun 1.804 kişi olduğu görülmektedir. 1898 yılında şehir merkezi nüfusu; 25.194 Müslüman, 6.055 Ermeni olmak üzere toplam 31.249 kişidir. 1902'de 33 000 dolaylarında olan şehir nüfusu, 1926'da 21.000 civarına düşmüştür. Nüfustaki bu büyük düşüş devletin 1911'den 1922'ye kadar sürekli savaş halinde olması dolayısıyla savaşlardaki insan kaybı ve Yunan işgali sırasında başka memleketlere göçlerden kaynaklanmaktadır. 1926'dan sonra şehir nüfusunun sürekli bir artış gösterdiği dikkati çekmektedir. Mamafih, 1927 yılında 23-367 olan nüfus, 1950'de 30.000'e, 1980'de 75.000'e, 1985'te ise 90.000'e (87.033) ulaşmıştır. 1997 yılındaki son nüfus sayımına göre ise şehrin nüfusu toplam 113.847 kişidir.

Verilen bilgilerden anlaşıldığına göre, Afyonkarahisar'da Türkler, Osmanlı döneminde Ermeniler ve Yahudilerle birlikte yaşamışlardır. Ancak her zaman için Türklerin ekseriyete sahip oldukları görülmektedir. Türklerden sonra ikinci kalabalık toplum Ermenilerdir. Ermenilerin şehre ne zaman ve ne şekilde gelip yerleştikleri bilinmemektedir. Şehirde XVI. yüzyıldan beri var olan Ermenilerin nüfusu XVIII. yüzyıla kadar aynı kalmış, bilhassa XIX. yüzyılda artmıştır. Ermeniler kalenin güney eteklerindeki Adeyze Camiinin batı kısmmdan Yukarıpazar Mescidi'nin altına, buradan Kubbeli Mescidi'nin doğu kısmına ve buradan itibaren Tâc Ahmed Mahallesi'ni içine alarak Mevlevihaneye kadar olan bölgede oturmaktaydılar. Şehirdeki bir diğer gayr-i müslim cemaati ise Yahudilerdir. Osmanlı Devleti'nde öteden beri var olan Yahudi nüfusu, 1492'de İspanya'dan göçlerinden sonra artmıştır. XVI. yüzyıl başlanna ait tahrir defterlerinden anlaşıldığı üzere Batı Anadolu'da Bursa, Kütahya, Balıkesir, Afyon, Tire ve Manisa şehirlerine Yahudiler iskan edilmişlerdir. Nitekim 1529'da Afyonkarahisar'da 200 civarında Yahudi bulunduğunu daha önce zikretmiştik. Bu nüfusun ekseriyetinin İspanya'dan göçleri sonrasında yerleşmiş olması muhtemeldir. 1653 yılında ise şehirde yaklaşık 700 Yahudi bulunmaktadır ve mahalleleri Karaman Mahallesi yanındadır. Kanaatimize göre şehirde ticaretin gerilemesiyle Yahudiler 1750-1800 yıllan arasında Bursa ve sair yerlere göç ederek Afyonkarahisar'ı terk etmişlerdir.

 

Last Updated on Monday, 09 August 2010 14:15

Page 1 of 2

  • «
  •  Start 
  •  Prev 
  •  1 
  •  2 
  •  Next 
  •  End 
  • »